22 Mayıs Salı
Haberler
Özel Sektör Paslanmaz Çelik Tesisi Açmaz, Erdemir’e Görev Verilsin
Tarih
:
04.01.2010
Kaynak
:
www.referansgazetesi.com
Haber Başlığı
:
Özel Sektör Paslanmaz Çelik Tesisi Açmaz, Erdemir’e Görev Verilsin

Türkiye’de üretimi olmayan paslanmaz çelik için özel sektörün gücünün yetmeyeceğini belirten Paslanmaz Çelik Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (PASİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Birol Abacı, devletin Erdemir’e görev vererek paslanmaz çelik üretimi gerçekleştirebileceğini söyledi. 1 milyon ton kapasiteli bir fabrika kurmak için yaklaşık 3.5 milyar euro yatırım gerektiğine dikkat çeken Abacı, "Bu yatırımın maliyeti bir otomotiv fabrikası kadar. Bu kadar büyük bir yatırımı yapacak kimse yok Türkiye’de. Ayrıca kullanım oranı da düşük. Bir paslanmaz çelik fabrikası kurmak için en az 350 bin ton satışı garantilemek gerek. Çünkü ancak 350 bin ton satıştan sonra kara geçilebilir. Ama Türkiye’nin kullanımı şu ana kadar maksimum 2007 yılında 310 bin ton olarak gerçekleşti. Dünyada 27-28 milyon ton üretildiğini düşünürseniz bu çok küçük bir rakam" dedi.
Bununla birlikte katma değeri çok yüksek bir ürün olan paslanmaz çeliğin ihracatının gerçekleştirilebileceğini kaydeden Abacı, 20 milyon tondan fazla ham çelik üretimiyle Türkiye’nin dünyada 11’inci ülke konumunda olduğunu, buna karşılık dünyada en fazla ham çelik üreten ilk 15 ülkeye bakıldığında sadece Türkiye’de paslanmaz çelik üretimi yapılmadığına işaret etti.
Paslanmaz çelik ekonominin aynası
Ekonomik krizin paslanmaz çelik kullanımını doğrudan etkilediğini anlatan Abacı, Türkiye’de 2007 yılında 310 bin tonlara çıkan ithalatın, bu yıl 180 binlere düşeceğini öngördü. Abacı, şunları söyledi: "2008 yılında üçüncü ve dördüncü çeyreğin etkisiyle ithalat 280 bin tona düştü. Bu yıl da krizin etkisiyle ithalatta ilk üç ayda yüzde 53 azalma var. Gerçi firmalar stoklarını da eritti ama yıl sonuna kadar ithalatın 170-180 bin tona kadar düşeceğini tahmin ediyorum. Paslanmaz çelikte krizin etkilerini çok iyi görebiliyorsunuz, çünkü paslanmaz çelik aynı zamanda yatırım ürünü. Sanayici yatırım yaparken paslanmaz çelik kullanıyor. O sebeple ekonominin de aynası. 2009 yılında yatırımlarda ciddi bir azalma var. Otomotivde çok kullanılıyor, otomotivde ciddi yara var. İnşaatta boru, profil ve evye olarak kullanılıyor, inşaat sektöründe de problem var. Geriye endüstriyel mutfak ve çatal bıçak gibi ev eşyaları kalıyor. Şu anda herhalde sadece çatal, bıçak ve tencere üretenler paslanmaz çelik alıyorlardır."
Paslanmaz çeliğin teşvik edilmesi gereken bir ürün olduğunu ifade eden Abacı, yüzde 100 geri dönüşümü sağlanabilen ürünün, çevreci, hijyenik, sağlıklı olduğunu belirtti. Paslanmaz çelikte hurda ihracatının da gerçekleştiğini aktaran Abacı, Türkiye’nin yıllık 20 bin ton civarında hurda ihracatı olduğunu söyledi.
Paslanmaz çeliğin aynı zamanda gelişmişliğin de göstergesi olduğunu dile getiren Abacı, Türkiye’de kişi başı tüketimin şu ana kadar en fazla 3.5-4 kilo olduğunu belirtti. Abacı, Japonya’da 15 kilo olan kişibaşı tüketimin, Avrupa ülkelerinde ise 12-13 kilo civarında olduğu bilgisini verdi.
Devlet sanayiciyi teşvik etmeli
Paslanmaz çelik üretiminin yüksek teknoloji ve sermaye gerektiren bir yatırım olduğunu anlatan PASİAD Başkanı Musa Demir de, ara mamüllerin üretiminin yapılmadığını kaydederek, devletin bu konuda sanayiciyi teşvik etmesi gerektiğini vurguladı. Ara mamüllerin üretilmesi durumunda bile ithalatın devam edeceğini ifade eden Demir, "Çünkü sektör çok büyük ve tüketimin ihtiyacını karşılayamayacaktır. Tabi ki yerli bir üretici olsa Türkiye’de çok yüksek oranlarda döviz kalır. Daha az ithalat daha az dış ticaret açığı demektir ve ihracat yapan firmalar açısından maliyet avantajı demek. Böylece dış piyasalarda rekabet artacağından döviz girişi de olacaktır. Bu nedenle ara mamül üretimi çok önemli" dedi.
Birçok sektörde olduğu gibi paslanmaz çelik sektörünün de krizde ciddi yaralar aldığına değinen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok fazla batan firma oldu. Bu nedenle paslanmaz çelik satıcıları da zarar görürdü. Daha temkinli harekete zorlandılar. Vadeler kısıldı. Bu da üreticiyi zor durumda bıraktı. Bankaların da kredileri kısması ya da kredi oranlarını artırması kredi ile dönen firmaları zor durumda bıraktı. Bu nedenlerle üretim azaldı, bunun akabinde zincirleme reaksiyonla ithalat ve ihracat azaldı. Ayrıca ihracat ve ithalat prosedürleri çok fazla. Bir de yetişmiş kalifiye eleman sakıntısı yaşıyoruz. Türkiye’de imalatı olmadığı halde yurtdışından vadeli gelen mallarda KKDF uygulaması uluslararası piyasalarda rekabet şansımızı azaltıyor."
Çevre dostu bir ürün
Paslanmaz çelik çevreyle ilgili de iyi bir şöhrete sahip. Yüzde 100 geri dönüşümü sağlanabilen ve en dayanıklı metal malzemelerden biri olan paslanmaz çelik sürdürülebilirlik açısından da üretime katkıda bulunuyor. Korozyon direncinden kaynaklanan nötr özelliği, paslanmaz çeliği gıda ve sağlık sektörlerinde olduğu gibi en yaygın kullanılabilir malzeme yapıyor. Geri dönüşüm özelliğiyle de ticaret ve ihracat hacmi önem kazanan paslanmaz çelik hurdasının geçen yılki ihracat hacmi dünyada 5.2 milyon tona ulaştı.





